Günlük Hayatta Beden Dili Kazaları: Gülümsedim Diye Flört Mü Ettim?
- Ebru Oran
- 3 Tem
- 2 dakikada okunur
Beden dili, iletişimin en güçlü ama aynı zamanda en yanlış anlaşılan alanlarından biridir. Aslında insanlık tarihi kadar eski bir iletişim biçiminden söz ediyoruz. İnsanlar kelimelerden çok önce bedenleriyle, yüz ifadeleriyle, duruşlarıyla, mesafeleriyle ve bakışlarıyla iletişim kuruyordu. Fakat ilginç olan beden dili bu kadar eski olmasına rağmen, bilinirlik ve doğru yorumlama açısından hâlâ oldukça ilkel bir noktada ele alınıyor. Çünkü bu alan çoğu zaman fazla basitleştiriliyor.
Kolunu bağladıysa savunmadadır.
Gözlerini kaçırıyorsa yalan söylüyordur.
Gülümsüyorsa senden hoşlanıyordur.
Ayağını sallıyorsa kesin streslidir.
Bu tür cümleler kulağa pratik geliyor olabilir. Hatta sosyal medyada çok hızlı tüketilen içerikler için oldukça kullanışlıdır. Ancak insan davranışı bu kadar basit değildir. Beden dili, iletişimi daha dikkatli ve bütünlüklü değerlendirmek için vardır.
*İşte beden dili kazaları dediğim şey tam olarak budur:
Niyetimizle karşı tarafa geçen mesajın birbirinden ayrılması.

Gülümsemeyi ele alalım. Günlük hayatta en sık kullanılan ve yanlış yorumlanan ifadelerden biridir. Çünkü gülümseme çok işlevli bir ifadedir. İnsan yalnızca mutlu olduğu için gülümsemez.
Bazen nezaketten gülümser.
Bazen ortamı yumuşatmak için gülümser.
Bazen gerilimi saklamak için gülümser.
Bazen karşı tarafı kırmamak için gülümser.
Bazen de gerçekten sıcaklık ve yakınlık göstermek için gülümser.
Sorun şu ki, dışarıdan bakan kişi bu gülümsemenin hangi amaçla ortaya çıktığını her zaman doğru ayırt edemeyebilir. Örneğin bir ortamda biri size kibarca gülümsediğinde bunu benden hoşlandı şeklinde yorumlayabilirsiniz. Oysa kişi yalnızca sosyal bir nezaket gösteriyor olabilir. Ya da tam tersi biri gerçekten ilgi gösteriyor olabilir ama siz bunu sadece kibar davranıyor diye okuyabilirsiniz.
Yani gülümsemeyi anlamak için yalnızca dudaklara bakmak yetmez. Göz teması, bedenin yönü, konuşmanın tonu, mesafe, tekrar eden davranışlar ve genel etkileşim biçimi de önemlidir.
Beden dili yorumlamayı en iyi anlatan benzetmelerden biri puzzle benzetmesidir.
Elinizde tek bir puzzle parçası olduğunda, resmin tamamını bilemezsiniz. O parçada mavi bir alan varsa deniz de olabilir, gökyüzü de olabilir, bir elbisenin parçası da olabilir. Ama diğer parçalarla birleştirmeye başladığınızda resim netleşir. Beden dili de böyledir. Bir gülümseme tek başına kesin anlam vermez. Peki beden dili neden bu kadar yanlış anlaşılır? Çünkü insan beyni hızlıca bir sonuca ulaşmak ister.
Bana yalan söyledi, soğuk davrandı, ilgisiz vb. Bu yorumlar işe yarayabilir ancak her zaman doğru değildir. Beden dili, insanın iç dünyasını birebir gösteren kusursuz bir ekran değildir. Daha çok ipuçları veren bir iletişim alanıdır.
Beden dili farkındalığı, yalnızca başkalarını analiz etmek için kullanılmaz. Asıl önemli taraflarından biri, kendi iletişimimizi daha bilinçli hale getirmesidir. Çünkü biz konuşurken bedenimiz de konuşur. Bir iş görüşmesinde söyledikleriniz güçlü olabilir ama bedeniniz kapalı ve gergin görünüyorsa, karşı tarafta istediğiniz etkiyi oluşturamayabilirsiniz. Bir sosyal ortamda sıcak biri olabilirsiniz ama bedeniniz geri çekilmiş, göz temasınız kısa ve yüz ifadeniz donuksa, insanlar sizi mesafeli algılayabilir.
Günlük hayatta beden dili kazalarını daha az yaşamak için önce şunu fark etmek gerekir:
Bedenimiz, biz fark etmesek de iletişimin bir parçasıdır.



Yorumlar